Sınıf İklimini Etkileyen Faktörler -2

2009-11-12 13:28:00
d-) Model alma Model olma:

Öğrenici diğer kişiler tarafından gösterilen davranışı taklit etmeden önce davranışı görüp incelemelidir. Bu bazen bilinçli bazense bilinçsiz bir şekilde gerçekleşmektedir. Bu noktada davranışı gösteren kişi model,öğrenme biçimi ise model almadır. Öğretmen sınıf içi etkinlikler sırasında model oluşturarak öğrencilerin tutumlarını, değerlerini farkında olmadan etkileyebilir. (Çakmak, 2001:30)
 
Öğretmen öğrencinin gözünde modern dünyanın ve çağdaş değerlerin temsilcisidir. Bu durum özellikle ilköğretim çağındaki öğrenciler için geçerlidir. Ancak öğretmenlik rolüne dönük bu tür yüksek beklentilerin, ileri öğretim kademelerinde de sürmesi, daha çok öğretmenin göstereceği performansa bağlıdır. Çünkü öğrenci giderek seçici ve eleştirel bir kişilik yapısı geliştirir ve öğretmenin, ideal ize ettiği öğretmen modeline ne ölçüde uygun düştüğünü sorgulamaya başlar. Dolayısıyla  öğretmen mesleğine yönelik olarak  bir anlamda hazır bulduğu saygınlık ve örnek insan imajını korumak için düşünsel ve duygusal yönden sürekli evrimleşir. (Aydın,1998:5)

Kültürel yönden,eğitime verilen önemden dolayı öğretmenlik mesleğine duyulan bir saygı vardır. Ancak öğretmenin sosyo-ekonomik koşulları, mesleğin statü kaybına neden olmuştur. Kültürel, ekonomik, sosyal, siyasal etkenlerin yanında öğretmenin kendine saygıyı sağlayabilmesi kendi tutum ve davranışları ile ilişkilidir. (Aydın,1998:6)

Başarılı bir öğretmenin  kişisel özellikleri göreceli bir kavramdır ancak ideal bir öğretmen şu özelliklerin bulunması gerekir.

1.      Öğretmen, önyargıdan uzak eleştiriye açıktır.

2.      Öğretmen, duyuşsal ve düşünsel açıdan tutarlı ve sağlıklı  bir kişiliğe sahiptir.

3.      Öğretmen, kendisini, toplum ve dünya ile barışık bir insandır.

4.      Öğretmen, sürekli öğrenen, öğrendiklerini paylaşan ve yaşam etkin katılan insandır.

5.      Öğretmen, siyasal örgütler ve baskı gruplarının etkisinden uzaktır.

6.      Öğretmen, insanı, yaşamı ve doğayı sever.

7.      Öğretmen, bilimsel ve sanatsal etkinliklere duyarlıdır.

8.      Öğretmen, kolektif çalışmaya yatkın, üretken güdüleyici ve bilgilidir.

9.      Düşünce ve gözlemleri nesneldir,yargılarında yanılabileceğini kabul ederek esnektir.

10.   Demokratik yaşamın ilkelerine insan haklarına saygılıdır.

Bütün bu özellikleri anlamlı kılan en önemli öğretmen niteliği ise öğrencileri sevmek ve onlara güvenmektir. Başarılı bir öğretmen kendisini sürekli geliştirmeyi amaçlamalıdır. Yalnız bu gelişme süreci günlük yaşamın psikolojik gerçekliğini de kapsamalıdır, çünkü öğretmen aynı zamanda başarılı bir iletişimci olmalıdır. (Aydın,1998:6,7)

  e-)Sınıf Görünümü:

Sınıfın genel görünümü  olumlu bir sınıf ortamı yaratmada etkili bir unsurdur. Sınıf görünümünde sınıfın temiz,iyi korunmuş, derse uygun kaynaklara sahip, rahat aydınlık,temiz,gürültüsüz ve havadar olması gibi durumlar sınıfta öğrencilerin derse karşı daha olumlu beklentiler taşımasını kolaylaştırıcı  rol oynamaktadır. (Çakmak, 2001:35)

Sınıf görünümünde diğer bir önemli konu ise aydınlatma,ısı,renk gibi öğretim ortamının fiziksel değişkenleri, yerleşim(oturma)düzeni, sınıf donanımı(yazı tahtası,pano vs)'dır. Öğrencilerin yaptıkları çalışmalarda ortaya çıkardıkları ürünlerin öğretmenleri tarafından sınıf panolarında sergilenmesi olumlu sınıf atmosferi oluşturmalarında önemli katkılar sağlamaktadır. (Çakmak, 2001:35)

Bu konuda en büyük görev öğretmenlere düşmektedir. Özellikle ilköğretim düzeyindeki öğrenciler doğrudan öğretmenlerinden etkilendiklerinden öğretmenin giyimine,konuşmasına ve davranışlarına dikkat etmesi gerekmektedir. Bunun en güzel örneği ilkokul çağındaki  çocuklara ne olmak istedikleri sorulduğunda büyük çoğunluğunun öğretmen olmak istemesidir. (Çakmak, 2001:35)

Tüm bu sınıf görünümünü oluşturan faktörleri alt başlıklar halinde  kısaca özetlemek istiyorum.

Yerleşim(oturma) Düzeni:

Sınıf içi fiziksel düzenlemelerin öğrenci davranışları üzerinde etkili olduğu başarıyı ve etkileşimi etkilediği araştırma sonuçları ile ortaya konmuştur. Sınıf içi yerleşim düzeni, öğretim ortamının psikolojik boyutunu da etkilemektedir. Sıra,masa,dolaplar,panolar vb.nin yerleştirilmesi bazen öğretmen-öğrenci arasında psikolojik engel oluşturabilir. Bu durum sınıf içi iletişim ve etkileşimi değiştirebilir. Sınıf içinde iyi bir fiziksel düzenleme, öğrenciyi güdülemekte,öğrenmeyi istenilen düzeye getirmekte ve öğrenilenlerin hatırlanmasına yardım etmektedir. (İmer, 2001:156)

Bu nedenle sınıf organizasyonu, öğrenme etkinliğinin yapısına  ve planlanan öğretme stratejilerine bağlı olmak durumundadır. Öğrenme için organize edilen bir sınıf, sadece öğrenme için düşünülen bir mekan değil, aynı zamanda öğrenci için düşünülen olası davranışların belirleyicisidir. (Baloğlu, 2001:112)

Yine Getzels her sınıfın öğrenciye farklı bir rol yüklediğini ileri sürmektedir. Yazara göre  bir sınıf donatımı, öğrenciye boş bir organizma olduğu duygusunu verebilirken, bir başka sınıfın donatımı ona aktif bir organizma olduğu duygusunu verebilmektedir. (Baloğlu, 2001:113)

Türkiye'de ilköğretim kurumlarında bulunan sınıflara bakıldığında, önemli ölçüde sınırlılıkların bulunduğu görülmektedir. Sınıflarda en sık görülen değişiklik, öğrencilerin oturum düzenine ilişkin yapılan değişikliktir. Bunun dışında  öğrenme metaryallerine ilişkin bir değişiklik  söz konusu değildir. (Baloğlu, 2001:113)

Sınıf içi uygulamalarda karşılaşılan değişik yerleşim(oturma) düzenleri şunlardır:

Geleneksel(sıralı) yerleşim düzeni:


Öğrenci sıraları arka arkaya dizilidir. Daha çok dinleme türü etkinlikler için uygundur.

 

Avantajları:

·         Öğrenci sayısı çok olan sınıflarda uygun bir düzendir.

·         Öğretmenin araç-gereç kullanması gereken durumlarda kolaylık sağlar.

·         Öğrenciler arası etkileşimin en az düzeyde olması isteniyorsa uygundur.

Dezavantajları:

.  Öğrenci-öğrenci ve öğretmen-öğrenci arasında yüz yüze iletişimi engeller.

  .  Öğretmen merkezli olduğundan, öğrenci katılımı sınırlıdır.

.  Arka sıralarda oturan öğrencilerin derse ilgisi azalabilir.

Bu  düzende öğretmenin yapması gereken kendine tüm öğrencilerle göz teması sağlayabileceği bir konumda bulunmak ve ses tonunu tüm öğrencilerin duyabileceği şekilde ayarlamaktır. (İmer, 2001:160)

<!-- /* Font Definitions */ @font-face {font-family:"Cambria Math"; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-1610611985 1107304683 0 0 159 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:10.0pt; font-family:"Times New Roman","serif"; mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} p.MsoBodyTextIndent3, li.MsoBodyTextIndent3, div.MsoBodyTextIndent3 {mso-style-noshow:yes; mso-style-unhide:no; mso-style-link:"Gövde Metni Girintisi 3 Char"; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:0cm; margin-left:39.3pt; margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:12.0pt; mso-bidi-font-size:10.0pt; font-family:"Times New Roman","serif"; mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} span.GvdeMetniGirintisi3Char {mso-style-name:"Gövde Metni Girintisi 3 Char"; mso-style-noshow:yes; mso-style-unhide:no; mso-style-locked:yes; mso-style-link:"Gövde Metni Girintisi 3"; mso-ansi-font-size:12.0pt;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-size:10.0pt; mso-ansi-font-size:10.0pt; mso-bidi-font-size:10.0pt;} @page Section1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.Section1 {page:Section1;} -->

Küme Yerleşim Düzeni:

Bu yerleşim  düzeninde öğretmen ğrencinin dersin ,konunun özelliklerine göre  sınıfta değişik gruplar oluşturur.  


Avantajları

  •    Sınıf içi öğrenci-öğrenci etkileşimi üst düzeydedir.
  •   Orta ve büyük öğrenci toplulukları için uygundur.
  •   Öğrencilerin katılımcılık, dinleme işbirliği,liderlik gibi özelliklerini geliştirir.
  •   Yaparak ,yaşayarak öğrenme sağlanır.
  • Laboratuar çalışmaları için uygundur.
Dezavantajlar
  •   Öğrencilerin ders dışı etkinliklere yönelmesine neden olur.
Bu düzende öğretmenin yapması gereken her grup için amaç ve işlerin belirlenmesi, kaynakların sağlanmasında öğrencilere rehberlik etmek, grupları oluştururken aynı özelliklere sahip öğrencilerin bir araya gelmemesine özen göstermek. (İmer, 2001:160)

   Kare ya da Yuvarlak Masa Toplantı Düzeni:

Avantajları

  • Tartışma ve görüş alışverişinin önemli olduğu durumlarda çok etkilidir.
  • Öğrencilerin katılma isteği artar.
  • Öğrencilerin tümüne söz alma, dinleme, tartışma, iletişim fırsatı verir.






Dezavantajları
§  Küçük gruplar içindir.

§  Gösterimlerde güçlük yaratır.

  Bu düzende öğretmenin yapması gereken yetkililerin masanın iki ucunda oturan kişilerde toplanmaması gerektiğine dikkat edilmelidir. (İmer, 2001:160)

  Bunlardan başka bireysel yerleşim düzeni, tiyatro yerleşim düzeni gibi yerleşim düzenleri de mevcuttur.

  Birçok araştırma sonucu göstermiştir ki, sınıftaki oturma biçimi ile öğrenme etkinliğine konsantrasyon, hem öğrencilerin kendi arasında hem de öğretmenle etkileşim ve istenmeyen davranışları gösterme sıklığı arasında bir ilişki bulunmaktadır. (Baloğlu, 2001:113)

  Weinstein araştırmasında derse çok ilgili öğrencilerin klasik oturma düzeninde olabildiğince öğretmene yakın yerlere, dersten kaçmak isteyen öğrencilerinde kapıya yakın yerlere oturdukları belirtilmektedir. Weinstein'i destekler şekilde Schwebel ve Cherlin'de ilköğretimde ön sıralarda oturan öğrencilerin, arka sıralarda oturanlara göre daha ilgili, katılımcı ve sınıf ortamında istenmeyen davranışları daha seyrek gösteren öğrenciler oldukları vurgulanmıştır. Buna karşın sınıfın arkasında oturan öğrencilerin daha fazla sosyal ve arkadaşça davranışlar sergiledikleri gözlenmiştir. (Baloğlu, 2001:114)

Becker ve arkadaşlarının bu bulguları destekler nitelikteki araştırması ise şöyledir. Öğrencilere oturdukları yer, aldıkları not, derse karşı ilgileri ve derse katılımlarına ilişkin tutumları sorulduğunda, öğrencilerin %76'sı en çok ilgili öğrencilerin sınıfın en önünde oturduklarını, %92'si derse karşı ilgisiz öğrencilerin sınıfın arkalarında oturduklarını ifade etmiştir. (Baloğlu, 2001:115)

Sınıfın oturum düzeniyle ilgili araştırmalara bakıldığında, bunların 20 ve 30 yıl öncesine dayanması, sonuçlarda güvenirliliği ve geçerliliği tartışmalı yapar gibi gözükse de son 20 yıldır genelde birçok batı ülkesinde klasik oturum düzeninin tamamen veya kısmen terkedilmiş olması nedeniyle, artık bu konuda ki tartışmalar bitmiş bulunmaktadır. (Baloğlu, 2001:115)

  Sınıftaki oturma düzeninin öğrenci davranışlarına etkisine bakılacak olursa; yapılan araştırmalar öğrencilerin çember düzeninde oturduklarında  klasik sıra düzeninde oturdukları zamana göre daha fazla ders dışı etkinliklere yönelmişlerdir. Buna karşın küme biçiminde oturduklarında parmak kaldırma sayıları çember düzenine göre daha fazlalaşmıştır. (Baloğlu, 2001:116)

Benzer bir çalışma Axelrod tarafından yapılmıştır. Buna göre öğrenciler sıra düzeninde oturduklarında , grup şeklinde oturdukları zamana göre daha fazla derse yönelmişlerdir. Bunun nedeni olarak ta öğrencilerin küme şeklinde, masaların etrafına oturduklarında diğer bir öğrenciyle yüz yüze ve göz göze gelmesi için başını kaldırmasının yeterli olduğunu ifade edilmiştir. (Baloğlu, 2001:116)

Sıra düzeninde oturma küme şeklinde oturma biçimine göre daha pozitif gibi görülmesine karşın, her öğrenme etkinliğine uygun değildir.

Ses ve gürültü:

Sınıf içi düzenleme ses dalgalarının yayılmasını sağlayan bir etkendir. Sınıfın içindeki ses düzeyi kulağa zarar vermemeli aynı zamanda iletişimi de güçleştirmemelidir. Öğrenme ortamının gürültülü olması yorgunluk,dikkati toplayamama gibi sonuçlar doğuracağından daha okul binası inşa edilirken gürültüyü engelleyici düzenlemeler yapılmalı,sınıfta yankının önlenmesi içinde zemin döşemesi,tavan yüksekliği,duvar yapısı vb. dikkate alınmalıdır. Eğer gürültü sınıf içindeyse öğretmen bu gürültüyü bastırmak için sesini yükseltmemelidir. (İmer, 2001:166)

Aydınlatma:

Sınıf içinde öğrenmeyi önemli ölçüde artıran diğer bir etken ise aydınlatmadır. Işık düzeyi,kontrast, ışık kaynakları öğrenmeyi önemli ölçüde artırmaktadır. Yetersiz aydınlatma, parlama, gölge vb. etkenler öğrenci performansını önemli ölçüde düşürmektedir. Doğal aydınlatma sağlayabilmek için pencereler büyük tutulmalıdır. Doğal aydınlatma yeterli değilse değişik aydınlatma yollarından yararlanmaya gidilmelidir. Aydınlatmanın az yada çok olması gözü yorma, dikkati dağıtma, güdülememe gibi sorunlar yaratır. (İmer, 2001:166)

Isı:


Öğrencinin içinde bulunduğu ortamın ısısı, dikkati, rahatlığı ve etkinliği etkileyen önemli bir etmendir. Ortam ısısının uygunluğu öğrencilerin yaşına göre farklılık gösterebilir. İdeal bir sınıf ortamı otomatik ısı kontrol sistemine sahip olmalıdır. Araç-gereçlerin çok olduğu öğretme-öğrenme ortamlarında soğutma olmalıdır. (İmer, 2001:168)

Renk:

Aydınlatma ile uyumlu olarak kullanıldığında renk, etkin kullanılabilecek bir öğedir. Bir öğrenme ortamındaki renkler amaçlara ulaşmada uygun zihinsel ve fiziksel durumun sağlanmasına yardım eder.

Kırmızı: İştah açar, kan akışını hızlandırır, duygu coşturur, stres yaratır.

Turuncu:
Hareket, enerji, canlılık.

Yeşil: Güven, serinlik, tazelik, dinlendiricilik, yaratıcılık.

Mavi:  Sakinlik, düşündürücü, derinlik, karar verme.

Sarı: Çılgın, neşelendirici, zihin açıcı, geçicilik

Lacivert: Sonsuzluk, otorite, verimlilik.

Mor: Korku, keder.

Siyah: Güç, tutku, karamsarlık, ölüm, bitiş.

Beyaz: Temizlik, berraklık, ferahlık, istikrar, devamlılık.

Pembe:  Rahatlık.

Kahverengi: Hareket hızlandırır.

§  Pastel tonlarındaki sarı ve turuncu öğrencilerin yalnız çalışmasını gerektiren mekanlarda kullanılmalıdır.

§  Mavi ve kırmızı görsel sunu zeminlerinde, sanat etkinlikleri ve sergi düzenlemelerinde kullanılmalıdır.

§  Mavi, yeşil, gri, bej  bilgisayar laboratuarları gibi görsel ve zihinsel çaba gerektiren öğrenme ortamlarında kullanılmalıdır. (İmer, 2001:166) (Baloğlu, 2000:119)

Ülkemizde sınıf camlarının dış uyaranların öğrencilerin dikkatini dağıtmaması için koyu renklere boyanması, duvarların bir bölümünün kirlenmeye karşı griye veya kahverengiye boyanması istenilen yararı sağlamamaktadır. Çünkü öğrenci koyu renklerle boyanmış bir cam karşısında kendisini izole edilmiş  bir alanda hissetmektedir. Oysa ki bu alanların öğrenme amaçlı resimlerle ve öğretim konuları ile kapatılamaya çalışılması en etkili ve yararlı yollardan birisidir. (Celep, 2000:18)

Sınıfın fiziksel düzeninin nasıl olacağı konusunda karar vermek için şu 4 anahtarı izlemek gerekir.

1.      Çok fazla hareketin olacağı alanları belirlemek: Çoğu öğrencinin bir araya geldiği alanlar ve kullanıma alınan alanlar, bölme ve karışık alanlar belirlenmelidir. Yüksek trafik alanları, çalışma grup alanları, öğrenci masası, öğretmen masası, bilgisayar alanı,kitap rafları vb. Bu alanlar belirgin olarak biri diğerinden ayrılmalı,bol genişlikte olmalı ve rahatlıkla ulaşılabilir olmalıdır. (Celep, 2000:17)

2.      Öğrencinin öğretmeni kolayca görebildiğinden emin olmak: Öğretmenin sınıf yönetme başarısı aynı anda bütün öğrencileri görme yeterliliğine bağlıdır. Bunun için öğretimsel alalar, masa, öğrenci masaları ve bütün öğrencilerin çalıştıkları alanlar arasında açık görme hattı olmalıdır. (Celep, 2000:17)

3.      Öğretim araç gereçlerinin kullanımı ve öğrenci gereçlerinin hemen ulaşılabilir olmasını sağlamak: Öğretim araç-gereçlerine yalnızca zaman kaybetmeden ulaşmak değil, aynı zamanda  sınıfın düzenini bozmadan ve dikkatini dağıtmadan ulaşmak önemlidir. (Celep, 2000:17)

4.      Öğrencilerin sınıfın bütün sunumlarını ve oyunlarını kolaylıkla görebildiğinden emin olmak. (Celep, 2000:17)

2749
0
0
Yorum Yaz